29 Aralık 2014 Pazartesi

koca bir yıl biterken

koskoca bir yılı daha geride bırakıyoruz
bana cok uzun geldi nedense bu yıl, cok yoğun getiği icindir belki de
sıkılmayı bile ozlüyorum bazen, o derece yoğun geciyor günler, art arda, nefes nefese
yorgun hissediyorum kendimi, yeni yıla yeni enerji ile girmek lazım

mesela şuan hasta gibiyim hemen toparlanmam lazım, hastalanmak bile lüks gibi geliyor bana artık, evde işi olmayan biri olacak ki sana bakacak, sen yattığın yerden ıhlamur meyve diye naz yapacaksın, ama nerdeee, bütün ilgimiz,enerjimiz Aylie gidiyor cok şükür

hele bu ara o kadar huysuz ve sinirli ki,,, hem diş cıkıyor hem de 2 yaş sendromuna erken girdi heralde bizim zilli, dakika boş durmuyor, sürekli hareket halinde,
ee annelik kolay değil, boşuna cennet anaların ayağı altındadır dememişler ;)

bu yıl hem okul, hem annelik, hem ev sorumluluğu, üstüne bir de hic işim yokmuş gibi ozelders ve kurs da eklenmesi belimi bükmedi değil, ama yıkılmak yokk ayaktayızzz ;)

gecen sene yeni yıla girerken yazdıklarımı okudum az once ne güzel dilekler sıralamışım, hepsi gercekleşmeyecek olsa bile hayal kurmak güzeldir, zaten her dileğin gercek olması mümkün değil, hatta olmamalı da değil mi?

şimdi de olmeden once yapılması gerekenler listeme bakıyorum da aslında bircoğunu gercekleştirememişim dileklerimin bu sene bir gaz başlayayım onlara dimi ya?

sonra aylinim var buyutulecek sevilecek bağrıma basacak meleğimmm, ahh yavrum benimmmm

yaz tatilinde karavan olmasa da cadır hayalimi gercekleştirmek istiyorum,
bana dua edin allah kuvvet versin de yapayım ;)

bu arada tekrar ve tekrar belirtmek istiyorum yılbaşı hristiyan bayramı değildir, 25 aralık noel ile karıştıtılmasın artık lütfen, yeniyıl binlerce insana gore yeni umutlar demektir, bu kadar umudu insanlara cok gormeyin emi!! ;)

28 Aralık 2014 Pazar

KIŞ OKUMA ŞENLİĞİ-1- Sherlock Holmes'ün Anıları

11. Kategori (10 puan): Mektuplardan veya anılardan oluşan bir kitap.
Sherlock Holmes'in Anıları
Sir Arthur Conan Doyle-299 syf

Kitabın ilk bolümlerini hızla okumama rağmen son kısımlar kaplumbağa hızında ilerledi nedense
tabi ki sherlockün en büyük rakibiyle karşılaşmasını anlatan son bolüm haric
Kitapta 11 tane oykü var, Sherlock'ün doktor arkadaşı Watson yaşadıklarını kaleme alıyor

Sherlock hepimizin kitaplardan, dizilerden vs bildiği bir karakter, oldukca zeki, hobisinden para kazanmaya karar verip bundan büyük ün kazanmış, ve mesleğini yerine getirmediği zamanlarda oldukca tembel ve asosyal, neredeyse ruhsuz gibi, en yakın arkadaşına bile erkek kardeşi olduğunu uzun zaman sonra anlatıyor

genelde dedektif hikayeleri ülkemizde pek okunmaz ve ben de cok okumam, polisiye daha cok okunur
8, sınıflarda bir ünitenin adı Dedektif Hikayeleri idi, ve sırası gelmişken ben de bunu okuyayım dedim ;)

farklı bir tarz denemek iyi oldu
ilk boş zamanımda dizisini izlemeyi de düşünüyorum ;)


21 Aralık 2014 Pazar

KIŞ OKUMA ŞENLİĞİ KİTAP LİSTEMMMMMMMMMMMMMMM!!!!!!

Pinuccia'nın yedincisini düzenlediği başka bir okuma şenliği daha ;)
ve benim uğurlu sayım 7, umarım şans getirir ;)

Listemi yavaştan oluşturmaya başladım, tabi ki zaman gectikce değişimler olacak

Kategoriler: 

1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi'nden bir kitap. 
Bay Mercedes-Stephen King 

2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.
Çizgilerle Nazım Hikmet / Müjdat Gezen & Savaş Dinçel / Ka Kitap / 136 sayfa olabilir
3. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
1984-George Orwell
4. Kategori (10 puan): Adında bir akrabalık ilişkisi geçen bir kitap.
Waldorf Yontemiyle Cocuğumu Büyütüyorum

5. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Deliliğe Ovgü-Erasmus
7. Kategori (10 puan): Tarihi kurgu türünde bir roman.
budala
8. Kategori (10 puan): İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların karda kışta geçtiği bir kitap.
Kış güneşi-Marcel Prevost
9. Kategori (10 puan): Bir yazarın tavsiye ettiği bir kitap.
Albert Camus-Yabancı-Le Mond'un 100 Yılın Kitapları Listesinde birinci sırada onerilmiş



10. Kategori (10 puan): Yayınlanmış tek bir romanı olan bir yazarın "o" romanı.
 Harper Lee, Boris Pasternak, Margaret Mitchell gibi 
doktor jivago-boris pasternak olabilir
11. Kategori (10 puan): Mektuplardan veya anılardan oluşan bir kitap.
Sherlock Holmes'in Anıları
12. Kategori (10 puan): İlkokulu bitirdiğiniz yıl ilk baskısını yapmış bir kitap.

13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap. 
Karartma Geceleri-Rıfat Ilgaz
14. Kategori (10 puan): 20. yüzyılda Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazardan bir kitap.
Siddharta-Herman Hesse
15. Kategori (10 puan):Goodreads'in "Ölmeden Önce Okunması Gerekn 1001 Kitap" listesinden bir kitap.
Olü Canlar-Gogol
16. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.
Bahcemde Yeşeren Umutlar-Debbie Macomber
17. Kategori (10 puan): Size veya aynı evde yaşadığınız kişilere ait olmayan bir kitap.
Şefkat Güneşi-Reşit Haylamaz
18. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 40 puan)Bir Türk, bir yabancı yazardan birer öykü kitabı.
Gazoz Ağacı-S,Kudret Aksal
cengiz aytmatov olabilir
19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

Mavi Saclı Kız-Burcak Cerezcioğlu
Şah Mat-Mario Mazzanti-512 syf
Koku-Patrick Suskind
Od-İskender Pala-405 syf

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplam 70 puan): Pulitzer veya Man Booker veya Goncourt veya Nebula veya Hugo ödülü kazanmış veya bu ödüller için finalist olmuş üç kitap.  
Yaşlı adam ve deniz-Ernest Hemingway
hayvan ciftliği-george orwell-1946 Hugo odülü
Haruki Murakami-Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Dünya edebiyatından dört kitap. Kitapların biri Latin Amerika, biri Afrika, biri Asya ve biri Avrupa edebiyatından olmalı. Türk edebiyatı kapsam dışı.
Latin Amerika-Kırmızı Pazartesi-Gabriel Garcia Marquez
Afrika Edebiyatı-Cezayirli Albert Camus-Sisifos Soyleni
Asya Edebiyatı-İvan İlyicin olümü-tolstoy
Avrupa Edebiyatı- Gordüğüne Asla İnanma-Mario Mazzanti

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 70 puan): Türk bir yazardan bir üçleme veya aynı seriye ait üç kitap.
Aziz Nesin
Biz Adam Olmayız
Zübüklüğün Sonu Yok
Memurlar Memurlar


 "2015'te 15 Klasik" 
Budala / Dostoyevski (5 Ocak 2015) - Tarihi kurgu türünde bir roman.
Ölü Canlar / Gogol (29 Ocak 2015) - Goodreads’in “Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap” listesinden bir kitap.
Meyhane / Emilé Zola (22 Şubat 2015) - Dünya edebiyatından dört kitap kategorisinde Avrupa edebiyatı için.
Felatun Bey ve Rakım Efendi / Ahmet Mithat Efendi (18 Mart 2015) - Hiç okumadığım Türk erkek yazar.

hashtag'ler #kisokumasenligi ve #senlikbahaneokumaksahane 


Yaşasın bugün 21 Aralık!

Yaşasın 21 Aralık!
Kışın en kısa günü, yılın en uzun gecesi
yazın en uzaktan gelen habercisi
sıkıcı kış geceleri kısalmaya, cıvıl cıvıl yaz güneşi yaklaşmaya başlayacak
kış demek ev demek, evet belki bolca kahve-kitap keyfi yapmak, yağan yağmuru ya da nadiren yağan karı ıslanarak, ya da camdan seyrederek keyfini de cıkarabiliyoruz, ama ben kışı sevemedim bir türlü
icim cıvıl cıvıl sokağa cıkmak isterim ama bir kere bir sürü kıyafet giymek zorunda kalırım, yok kazak üstüne mont, şal şapka derken,,,
kalın giyinsen terlersin, ince giyinsen üşürsün
kış demek hastalık kapıda demektir, en iyi ihtimalle bir kac kez ayakta atlatırsın
kış demek daha cok depresyon demektir bana gore
sokağa cıkarsın bakarsın herkes hava gibi soğuk, uykulu

ama yaz oyle mi ya,
sokağa cıkarsın her yer cocuk sesi, kuş cıvıltısı
insanlar daha bir enerjik güler yüzlü, umutlu
kıyafetler rengarenk kısa tişortler
yaz demek deniz demek, sahilde güneşlenirken kitap okumak demek,
en kotü ihtimalle bir ağacın altında serinlemek demek
yeni heyecanlar demek

hoşgeldin kışın en uzun gecesi, yazın en uzak habercisi!
;)

19 Aralık 2014 Cuma

Oğrenelim-1; BHUTAN

Bhutan Hindistan'a bağlıyken ayrılmış enteresan bir ülke
Ülkenin yüzde 70i orman ve bu oranın yüzde 60ın altına inme yasağı var
yani neredeyse ülkenin kendisi bir milli park

Yılda 3000den fazla turist ülkeyealınmıyor, tek başınıza bu ülkeye giriş yapamazsınız, grupla gelindiğinde, gezilecek turistik yerlerden tutun da yenecek yemeğe kadar bir gezi programı tutuşturuluyor elinize; sebebi ise kendi kendine yetmek ve kültürün bozulmasını engellemek

avcılık yasak

sigarayı yasaklayan tek ülke

birkac yıl oncesine kadar televizyon yasak idi

ve telefonu kullanan insan sayısı da cok az

meşruti monarşi ile yonetiliyor, kral halk ile aynı kıyafetleri giyip halk arasında dolaşıyor

kadınlar işyeri acıp calışabiliyor, eşini secip boşayabiliyor, miras kız cocuklarına kalıyor

yerleri kirletmek yasak

trafik lambası yok

budizme inanıyorlar

soyadı kullanılmıyor, iki cinsiyet de aynı ismi kullanabiliyor

neredeyse hic yazılı tarihi olmadığı icin efsaneleşmiş hikayeler anlatılıyor

ülkede bulunduğunuz her gün icin 200 dolar ziyaret bedeli odemeniz gerek

Paro'ya iniş cok tehlikeli, piste dünyada sadece 12 pilot iniş yapabiliyor

https://www.youtube.com/watch?v=i-uhBCvDfRs



not;derlemedir

GÜZ OKUMA ŞENLİĞİ SON KARNEM!!!!!

Her zamanki gibi kendimden beklediğimden düşük bir puan aldım, ama, okul, ozelders, kurs, ev işleri, aylin koşturmacasına gore fena sayılmaz diyerek kendimi avutarak ve gelecek kış okuma şenliğinde kendimden

 daha büyük bir başarı bekleyerek donem sonu karneme geciyorum

işte güz okuma şenliği icinde 3 ayda okuduğum kitaplar;

1. Kategori (10 puan): İsminde sonbahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların güzün geçtiği bir kitap. 
Çiçeklerimi rüzgara verdim-Debbie Macomber-464 syf
2.Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Mutlu olmak isteyen adam- Laurent Gounelle-195 syf
8. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap. 
Cesur yeni dünya-Aldous Huxley-333 syf
10. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap. 
Kayıp Sembol-Dan Brown- 528 sy
15. Kategori (10 puan):Artık aramızda olmayan bir yazardan bir kitap. 
mai ve siyah-halit ziya uşaklıgil-400 syf
16. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku vb. türde bir kitap.
grange-kaiken-384 syf
17. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı. 
Seni her şeyin mümkün olduğu bir yere götüreceğim-Laurent Gounelle-320 syf
18.  Kategori (10 puan): 2014 yılında çıkmış bir kitap (Yabancı kitaplar için Türkiye’de ilk baskısını 2014’te yapması da kabulümüzdür).
Aldatmak-Paulu Coelho-275 syf
20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Aynı yazardan 3 kitap ama dikkat! Aynı seriye ait kitaplar kapsam dışı. Aynı yazarın üç farklı serisinden birer kitap olur tabii.
Can Dündar: Yağmurdan sonra-152 syf
Yüzyılın aşkları-256 syf
Yükselen bir deniz-162 syf
21.   Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Kurtlarla koşan kadınlar-Clarissa P Estes-560 syf
yaşama yerleşmek-üstün dokmen-208 syf
Kalanlar-Tezer Ozlü-75 syf
Franz kafka-Milenaya mektuplar-189 syf
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 70 puan): İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap. 
Aşkın istilası-Metin Hara-407 syf
Aşkın Gücü-Richard Matheson-280 syf
katrei aşk-celalettin aksu-320 syf

toplam 18 kitap; 18*10=180 puan
20 kategori icin 20 ekstra puan
21 kategori icin 20 ekstra puan
22 kategori icin 40 ekstra puan
toplam 5508 syf okuduğum icin 55 puan
toplam; 315 puan

GÜZ OKUMA ŞENLİĞİ-18-GRANGE-KAİKEN

Eskiden serseri olan Japon kültürü aşığı bir polisin Japon karısıyla yıkılmak üzere olan evliliği, hamile bayanları oldürüp ceninlerini yakan sapık bir seri katili, karısının sakladığı gizleri ve daha bir cok karmaşık olayı bulacaksınız bu kitapta,

polis oliver passan kimsesizler yurdunda büyüdüğü icin cocuklarına olan sevgisini gosterememektedir, katı kurallarla büyütülmüş japon karısı naoko da duygularını gostermeyi becerememektedir ve ikili arasında tutkulu başlayan aşk yerini iletişimsizlik, sevgisizlik ve suclamalara bırakır, oyle ki boşanmaya karar verirler, fakat cocuklarının düzeni bozulmasın diye evi satmak yerine evde nobetleşe kalmaya karar verirler, ama bunu gercekleştiremezler, cünkü,,,,

cevabı kitapta ;)



GÜZ OKUMA ŞENLİĞİ-17- KAYIP SEMBOL

DAN BROWN-527 SYF
Harward Profesorü Robert Langdon, Peter Solomon'un cep telefonundan gelen cağrı ile onun emanetini cantasına koyarak yanına gitmek icin yola koyulur, buluşma noktasında arkadaşını değil, kesilmiş elini bulur, ve suclamaların ortasında bulur kendini

şimdi hem kendini aklaması, hem de Peter Solomon'a sağ salim ulaşması gerekmektedir, tabi bu o kadar kolay olmayacaktır

işin icine masonik semboller, noetik bilimi, Washington'un ünlü binaları girer
cozülmesi gereken bir bulmaca vardır

ilgiyle okuyacaksınız



18 Aralık 2014 Perşembe

yılbaşında dışarı cıkılır mı cıkılmaz mı? cıkılmaz! neden mi?

benim gibi bıcırık kızınız/oğlunuz varsa ;
taksim kalabalığına girmek istemiyorsanız;

ozellikle taksim sapıklarıyla uğraşmak istemiyorsanız;
dışarda sarhoş olup rezil olmak istemiyorsanız;

evde dansoz izlemek cok eğlenceli diyorsanız;
evde ptt yapmak daha rahat diyorsanız;

dışarda para harcamak istemiyorsanız;
gelin siz de benim gibi yılbaşına evde girin, kıskandığım icin değil gercekten, sizin iyiliğinizi düşündüğümden ;P

BLOG KEŞİF ETKİNLİĞİ

Bircok blogta yapılan Blog Keşif Etkinliği ile karşınızdayım
Benim de cok sayıda takipcim yok, asıl amacım yaşarken geride izler kalsın, yaşlandığımda ya da kızım büyüdüğünde neler yaşamışız, nereleri gezmiş, hangi kitapları okumuşuz, neler kalmış geride bunlara bakabilmek
tabi bu arada takipci sayım artarsa da hic fena olmaz değil mi? ;)

blogları okudukca farklı fikirler ediniyorum, farklı şeyler oğreniyorum, gercek hayatta tanışma fırsatı bulamadığım insanlarla sanalda da olsa tanışıyorum, kimbilir belki bir gün o uzaktaki bloggerla gercek hayatta da buluşup sağlam dostluklar ediniriz ;)

Evet sevgili bloggerler
* blog linkinizi bırakın, kendinizi tanıtın
* etkinliğinizi blogunuzda yayınlayarak dalgamızı büyütün ;)

mesela ben annelik, kitap, gezi, film bloglarını takip etmeyi cok seviyorum
merakla yeni bloglar bekliyorum ;)

* bu arada dipnot artık ben de odüllü etkinlikler yapmayı düşünüyorum, takipte kalın efendim ;)



15 Aralık 2014 Pazartesi

GÜZ OKUMA ŞENLİĞİ-16-YÜKSELEN BİR DENİZ

162 syf
Can Dündar'ın belgesel tadındaki kitaplarından biri daha
ve tabi ki konu Atatürk
Cumhuriyet'i kuruluş evresine kadar yaşadığı olaylar, etkilendiği kitap, yer, insanlar anlatılıyor
omer Naci ile dostluğu, Namık Kemal ve Hürriyet Kasidesi hayranlığı,
Şam'a gonderildiğinde ofkesini belli etmek icin günlüğüne yazdığı Tevfik Fikretin sis şiiri, Enver Paşa ile rekabeti, İslamiyet konusundaki hassasiyeti, J J Rousseau'nun Toplum Sozleşmesi kitabından aldığı notlar, Cumhuriyetin ilanında yaşadığı olaylar ve daha neler neler,,,,

bilgilendirici bir kitap,okuyun derim ;)





11 Aralık 2014 Perşembe

harika bir şiir

iliklerime kadar hissederek okudum sık sık okumak icin de bloguma ekliyorum
sizinle de paylaşmak istedim bu güzelliği
****************



BU YILINIZI İYİ GEÇİRDİNİZ Mİ..?
İyi Düşünün
Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?
Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimlere uzandığınız oldu mu?
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl?
İyi bir yılın, bunlar gibi bir çok küçük şeye bağlı olduğunu
hiç düşündünüz mü bu yıl?
Yeni yılda düşünün!
Baharda hemen yayılın çimenlerin üzerine...
Acele edin, er veya geç; çimenler yayılacak üzerinize...
Can Dündar

10 Aralık 2014 Çarşamba

GÜZ OKUMA ŞENLİĞİ-15- YAĞMURDAN SONRA

Can Dündar kitaba aslında gazetecilerin  koşe yazılarını toplayıp kitap haline getirmesini aslında yadırgadığını belirterek başlıyor, sonra kitabı yazmasının sebeplerini yazıyor tek tek

kitap 96 yılında yazılmış, o zamandan bu zamana düzelen bir şey yok maalesef, hatta o donem üzüldüğü şeylerin cok daha kotüsü yaşanmakta güzelim memleketimde

gazetecilerin haber yapmak icin insan hayatını hice sayması, medyayı yonetenlerin hep aynı kişiler olması bu yüzden gazetecilerin onların istediği haberleri yapmak zorunda olduğu, yoksa kapı dışarı edileceği, popcu, topcuların icler acısı halleri hepsi tek tek işlenmiş koşe yazılarında

yakın gecmiş tarihimize, olaylara bakış acısının o donem nasıl olduğuna tanık olmak istiyorsanız okuyun derim ;)


Dünyanın en iyi 50 oğretmeninden biri

bu haberi sanırım bircok insanokudu, gururlandık evet,millet olarak yurtdışında anılmaktan, bir başarıya daha imza atmaktan, ayrıca oğretmenlerin geleceği ve ahvalinden
bu oğretmen cocukları operaya baleye sinemaya bircok yere gotürmüş, okulun fiziki halini iyileştirmiş, velilere kurs vermiş, evinin iki odasını atolye yapmış

bu haberi sosyal medya sayfalarında şoyle paylaştım;
derdi günü oğretmenleri karalamak, kücümsemek olan insanlara duyrulur! boyle oğretmenler de var at gozlüğü ile bakmayın olaya, herkesin bu oğretmen gibi olması dileğiyle, ben de dahil,,

niye mi boyle soyledim, dikkatimi cekiyor artık millet olarak oğretmene saldırmayı, her konuda onları (bizi) suclu gormeyi alışkanlık haline getirdik de ondan

cocuk yaramazlık mı yaptı, kesin hoca dersi sıkıcı anlatmıştır
cocuk azarlandı mı, kesin oğretmen durup dururken bağırmış ve hatta cocuğun psikolojisini bozmuştur
cocuk derste sıkıldı mı, kesin oğretmen kitaptan ders anlatıp esktrabir şey katmıyordur
cocuk sınavdan düşük mü aldı, kesin oğretmen sınavda zor sormuş, hatta doğru dürüst ders anlatmamıştır
liste uzaaar gider
okulda, sosyal medyada her gün oğretmenleri azarlamaya hazır insanlar gorüyorum
ozeleştiri yapmak gerekirse, mesleğini hakkıyla yerine getiremeyen bircok oğretmen var elbette
ama işini hakkıyla yapan onca insanı goz ardı etmek niye
bu kutsal mesleğe herkes dil uzatamaz bence sadece oğretmen olduğum icin soylemiyorum bunu, biz boyle yetiştik, oğretmenimize saygı, sevgi oğretildi bize,oğretmen haksız bile olsa ne oğrenci ne veli her ağzına geleni soylemezdi, oğretmen cocuğa kızdıysa, veli vardır elbet bir bildiği derdi
kendimi bildim bileli oğretmenlik mesleğinin kutsallığına inandım,
ingilizcem hep cok iyiydi, bu dil ile şirketlerde, başka meslekte cok daha iyi para kazanabilirdim
ama bu mesleğin manevi doyumu hep cezbetti beni
ve onu yaşıyorum cok şükür
mezun olan oğrencilerim hala arayıp sorar beni
cok mutlu olurum
oğrenci milleti vefasızdır derleri kısmen doğru kısmen yanlış ben bile hala lisedeki hocalarımı arar sorarım
sizin sayenizde bir insanın hayatının kurtulması ne kadar değerlidir bilir misiniz?

lutfen herkesden rica ediyorum bu mesleğin kutsal olduğunu unutmayın
şu sozü tekrar hatırlatırım;
BANA BİR HARF OĞRETENİN KIRK YIL KOLESİ OLURUM!!!

9 Aralık 2014 Salı

GÜZ OKUMA ŞENLİĞİ-14-YÜZYILIN AŞKLARI

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplam 50 puan):
can dündar

uzun zamandır bu kadar etkileyici bir kitap okumadım desem yalan soylemiş olmam sanırım,,,,
etkileyici, tek kelime ile etkileyici

cok etkilendim

Atatürk'le Latife'den tutun da, Nazım ile Piraye'ye, Melih Kibar ile Ciğdem Talu'nun aşk hikayesine kadar hepsi birbirinden etkileyici hikayeler

uzun zamandır rüya gibi anlatılan aşk hikayeleri okumaktan, sonucu beklenenden farklı cıkacağı bilinen cinayet romanları okumaktan sıkılmıştım, işte bu dedim, gercek yaşam hikayeleri, gercek aşk hikayeleri, filizlenen aşklar, ayrılıklar, vuslatlar, bilinmeyenler, unutulmayan, iz bırakan aşklar,,,,

bu arada bu kitabın belgeseli de cekilmiş, Can Dündar tarafından, izleyin derim ;)

kitabın kapağı bile kayda değer, kolları olmadığı icin birbirine sarılamayan ayrı düştüğü halde birbirini seven, gonülden birlikte olan ciftler,,,

okuyun efendim, pişman olmayacaksınız

ben kefilim ;)




2 Aralık 2014 Salı

bir şeyler kökten değişmeli ama nasıl?

ben Gülcan Yılmaz
26 yaşındayım, istanbulda yaşıyorum
 16 aylık dünyalar tatlısı bir kızım var
ingilizce öğretmeniyim ve istanbula göre nispeten daha iyi bir okuldayım
bunların hepsine şükrediyorum
ama bazen,,,,
bunalıyorum
bu monotonluktan, boynuma vurulu zincirler boğuyor bazen
kırıp o zincirleri kacmak istiyorum bazen
evet kızımı cok seviyorum, her fırsatta kaliteli vakit gecirmek icin elimden geleni yapıyorum
hava güzel oldukca beraber yürüyüşe cıkıyoruz, şuan soğuk olduğu icin pek mümkün değil ama,, 
mesleğimi de seviyorum genel olarak, birilerine bir şeyler öğretmek, onun hayatında güzel ve unutulmaz izler bırakmak güzel, genelde mesleğimin hakkını vermeye calışıyorum
kendimi bildim bileli öğretmen olmak isteyen ve bu hedefe ulaşan idealist biri(yd)im
ama bu mesleği de emekli olana kadar yapabilecek miyim emin değilim

bazen eve öyle bir halde geliyorum ki, resmen bitik savaşcı, bütün hayat enerjisi tükenmiş gibi
dersi dinlemeyen sabote etmeye calışan aileden ilgi goremeyip olay cıkararak okulda acısını cıkaran vs bir sürü oğrenci
yoruluyorum bu yıl, evet gencim ama gecen yıldan daha az enerjik hissediyorum kendimi
okul ve arkadaş ortamını değiştirmenin de etkisi yok değil
kolay kolay alışamam değişikliğe
ama yine de,,,
hayatımda kökten bir değişikliğe ihtiyacım var
her gün işe git, zor sınıflarda ders anlatmaya calış, yorgun argın eve gel, ortalığı topla, yemek pişir
bu monotonluk durmadan devam ediyor
ve beni asıl yoran bu tekdüzelik,,,
bazen diyorum istifa etsem bu meslekten, ya da birkac ay ya da yıllığına en azından
gitsem durmadan gezsem dünyayı
alsam kızımı da yanıma ne de olsa büyümeye başladı birbirimizin temposuna ayak uydururuz
şoyle kücük bir karavan alsam
sonra diyorum nasıl gecineceksin
hadi diyelim gezerek calışan bir sürü insan var onlar gibi ufak tefek işler yapayım,iş koymaz bana, kendimi bildim bileli farklı işlerde calıştım yaz tatillerinde ozellikle
sonra da diyorum ki , iyi de Aylin ne zamana kadar boyle olacak bu cocuğun okulu var, masrafı var, hastalansa sigorta şartı var
sen diyorum en iyisi sabret 
haftasonları ufak kacamaklar yap

1 Aralık 2014 Pazartesi

yorgunum, yorgunsun, yorgun!

pazartesi sendromu yaşamayan insan, pazartesi işe gitmek zorunda olmayan insandır!
acık ve net!
hele bir de pazartesi günleri diğer calışma günlerinden daha fazla işin varsa vay haline!
az once facebook'a şoyle yazdım, durumun ne kadar vahim olduğunu siz gorün;

okuldan yorgun argın ve sinirli cıkıp (7saat ders+yazılı+nobet) evi savaş alanı gibi ve ocağı yemeksiz bulunca ağladığım doğrudur,,, sonuc? once kızıma sarıldım, 3ceşit yemek yaptım ve ortalığı topladım,,, anne olmak zor, calışan anne olmak cok daha zor,,,

okula gittim, cocuklar curcuna,, konu Atatürk'ün hayatı, tabi İngilizce dersi olarak
bana bakın dedim, ders sadece ingilizce değil tarih de var bu derste hem de Atatürk, konuşanı yamulturum! 
ben oyle dememişim sanki, deli cakması bir sınıfım var ne yaramazlıklar ne yaramazlıklar!
yahu bir durun bak sohbet havasında gececek ders desem de yok fayda
oyle mi oyle idarecime dedim ki hocam bu sınıfa bir ihtilal yapalım
diğer ders ortası geldi hocam bir azar bir haşlama
dedim belki faydası olur ama ne gezer
zar zor dersi bitirdim ama ders bir değil ki, zaten oncesinde yazılı yapmışım kafa duman
sonraki dersleri de kavga gürültü bitirdim
arada 4, kattan 1 kata in nobet tut yukarı cık
ayağıma ağrılar gire gire eve geldim ki
gelmez olaydım
ev savaş alanı
hırsız girse bu kadar dağılmaz ev
ocakta yemek de yok
napacam ben şimdi diye gozler sulandı
baktım aylin kucağıma binmeye calışıyor gülerek
dedim gülcan ağlamak senin neyine kalk yemek yap
aylin cekmeceleri dağıtırken iki dakkada yemek cıkardım acele acele
yatırdım bıcırığı
ev toplanacak, hallaaaaa toplanacak
katlanacak camaşırlar vs vs vs
ahh ahh calışan anne olmanın zorlukları
bir gülcan daha lazım bana

30 Kasım 2014 Pazar

GÜZ OKUMA-13- CESUR YENİ DÜNYA

uzun süredir merak ettiğim, okumak istediğim bir kitap bu
evet farklı bir türde
ilk defa distopya tarzı bir kitap okudum
aradığımı buldum mu
kısmen evet
ama bu kadar cok konuşulması ve popüler olması beni daha kaliteli olacağı yonünde şartlandırmıştı
belki de kitaptan cok şey bekledim
tanı yerine FORD adı geciyor kitapta
modern hayatta, anne baba olmanın ayıp ve yasak sayıldığı bir toplumda, mutlu olmak icin insanların SOMAya bağımlı olduğu bir yaşam sunuluyor kişilere
uykuda eğitim yani hipnopediya veriliyor insanlara
koşulsuz şartsız mutluluğa şartlandırılıyor insanlar
yalnızlıktan uzaklaştırılıyor
ve tabi ki kapitalist toplumun olmazsa olmazı sürekli tüketime
bu yüzden hatta doğada vakit gecirmekten caydırmak icin doğadan korkutuluyor insan
cünkü doğada vakit harcarken pek tüketici olmazsınız ;)
ayrıca bu topluluktan uzak yaşayan vahşi ve annesi eklenmiş olaya
vahşi bu topluma getiriliyor ve medeniyet(!) ile tanıştırılmak isteniyor
vahşi ilk olarak cazibeye kapılıyor ama sonrası,,,
boyle birkitap işte
distopya tarzı seviyorsanız mutlaka okumanız gereken bir kitap yine de
sonucta mevcut düzen gayet güzel eleştirilmiş ;)
dipnot; vikipediadan alıntı

Kitaptaki karakterlerin isim kökenleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. Bernard Marx, George Bernard Shaw ve Karl Marx
  2. Lenina Crowne, Vladimir Lenin
  3. Fanny Crowne, Fanny Kaplan, Lenin'i öldürmek için başarısız bir suikast girişimi düzenleyen kişi.
  4. Polly Trotsky, Lev Troçki
  5. Benito Hoover, Benito MussoliniHerbert Hoover
  6. Helmholtz Watson, Hermann von HelmholtzJohn B. Watson
  7. Darwin Bonaparte, Napoleon BonaparteCharles Darwin
  8. Herbert Bakunin, Herbert SpencerMikhail Bakunin
  9. Mustapha Mond, Mustafa Kemal AtatürkSir Alfred Mond
  10. Primo Mellon, Miguel Primo de RiveraAndrew Mellon
  11. Sarojini Engels, Friedrich EngelsSarojini Naidu
  12. Fifi Bradlaugh, Charles Bradlaugh
  13. Joanna Diesel, Rudolf Diesel
  14. Jean-Jacques Habibullah, Jean-Jacques RousseauHabibullah Khan

soylenecek cok şey var bu ozel gün hakkında

bugün oğretmenler günü ve ben de 2010 yılından beri ingilizce oğretmeniyim
kendimi bildim bileli oğretmen olmak istedim hep
benim icin cok kutsal bir meslek idi oğretmenlik
oğretmenlerime cok saygı duyardım
ama derse gec gelen, ders anlatmayan oğretmenle de saygı sınırını bozmadan tartışmasını bilirdim
evet saat dolsun diye okula gelen var, salla başını al maaşını yapan var, cocuklara acımadan vuran oğretmenler var
ama şunu sakın unutmayın biz bu günlere kolay gelmedik
16 yıl eğitim aldık oss kpss birsürü bela atlattık
doğuya gidip aileden uzaklaşıp mesleğe en zor yerden başladık
ve bircoğumuz idealist olarak başladı mesleğe
memleketin bu halinin sebebi oğretmenlerdir diyenler var
acaba?????
karanlığa bir ışık daha tutmak icin neler yapıyoruz bir bilseniz,,,,
gece yarılarına kadar yazılı okuyoruz
bir kitap daha okuyalım da bir şeyler oğrenip cocuklara oğretelim diye can atıyoruz
onlara kitap okuma sevgisi aşılamaya calışıyoruz
anne babanın ilgilenmediği cocuğa biz kol kanat geriyoruz
anne babadan dayak yiyip orası burası moraran oğrenci ağlayarak bize gelip dertleşiyor
icimiz acısa da hep olumlu olana odaklanıyoruz
aman üzülmesinler mutlu olsunlar diye odüller alıyor,onları pikniğe, sinemaya, gezilere gotürüyoruz kendi vaktimizden calıp
anne babalar dizi izlemekten cocuklarla ilgilenmezken biz hangisinin ne derdi var cok iyi biliyoruz
sevgililerinden ayrılıp bize dert anlatanlar, babasından ilgi goremeyip bizden sevgi isteyenler, arkadaşıyla kavga edip bizim barıştırmamızı isteyenler,,,
ve bunları hep severek yapıyoruz
buna rağmen hep şamar oğlanı muamelesi gorüyor yurdumun oğretmeni,
ne olur biraz gozünüzü acın da ülkenin geri kalmışlığı icin sadece oğretmenleri suclamayın
bu işte herkesin sucu var
herkes elini taşın altına koymalı sadece oğretmenler değil

28 Kasım 2014 Cuma

film 7 numaralı hücre

7 numaralı hücre,,
 kolay kolay her filmde ağlamayan ben bu filmde hıckıra hıckıra ağladım,
 neden şimdiye dek izlemedim diye kızdım kendime,
 film seven herkes mutlaka ama mutlaka izleyin bu filmi,
yoksa cok şey kacırırsınız!


27 Kasım 2014 Perşembe

23 Kasım 2014 Pazar

olmeden once yapılacaklar listesi

bucklet list filmini izleyen bilir olmeden once listedekileri yapmaya calışan iki kanser hastası adamın hikayesi

bu film ilgimi cekti cünkü ben de bir süredir boyle bir liste oluşturmaya calışıyorum

tabi yaşadığım sürece bu liste sürekli değişecek

amacım hayatıma biraz daha anlam katabilmek belki de

belki de babam gibi erken bir yaşta olme olasılığına karlı icimde kalacak şeylerin cok olmaması,,

her neyse işte
buyrun listem
belki birilerine ilham kaynağı olur


Şişenin içine yazı yazıp denize fırlatmak.
Palyaço olup sokakta insanları güldürmek.
Konya'da Mevlana Festivali'nde semazenleri izlemek.
İnterrail yaparak Avrupa turuna çıkmak.
Dilek feneri uçurmak.
Yaşadığım her şeyi kaleme almak ve bir kitap yazmak.
Hacca gitmek.
Eyfel kulesine çıkmak.
Rio Copacabana Plajı'nda yeni yıla girmek.
Drift yapmak.
Santorini adasında güneşin batışını seyretmek.
Yağmurda ıslanmak.
 Duvar boyamak-ama şekilli
Su savaşı yapmak-su balonuyla yada hortumla
Uçan balona binmek
Teleskopla gökyüzünü seyretmek.
Arkadaşlarımla birlikte kamp yapmak.
karavan seyahati yapmak
Buz pateni yapmak.
Büyük bir kitaplığa sahip olmak.
her gün birini mutlu etmek
Gemi ile dünya turuna çıkmak.-ufak bi mavi tur da olur
hatta tekne gezisi de olur
kıyıda ya da teknede balık tutmak
birine mektup yaz
bir okyanus kıyısında yüz
bir yavru kopek yada kediye sahip ol
bisiklet al sür
bileklik koleksiyonu yap
yeni enstrüman oğren
photoshop yap
bir konferans-seminer-sergiye katılmak
tiyatroya gitmek
tiyatroda rol almak
figuranlık yapmak
her gün birine yardım et
bir dergi gazetede yazını yayımlat
bir yazarla tanış kitap imzalat +
offroad yap
kar kayağı yap
futbol macı yap
statta mac izle
her ickiden bir kez tat
dünyanın ünlü mutfaklarından yemekler dene+
trenle uzun yolculuk yap
mısır piramitlerini gor
ürdün-petrayı gor
hiking yap+
kırkpınar güreşlerini izle
kimsesizler yurdu yada huzurevi ziyaret et
ayline enstrüman oğret
farklı spor yarışlarını izle
yabancı şarkılar ezberle
hayvan belgeseli izle
dünya turuna cık
en az bi kez yalnız seyahat et
albüm oluştur
yağmurda yürü
boğaz maratonuna katıl
karting yap
müzikal izle
korku filmi izle
italyan ekmeği focaccio yap
ağac dik
kendine 10 yıl sonrasına mektup yaz
bir kopeğe sarıl
kendi mezar taşını yazdır
ac bir cocuğu doyur
motorsikletle yolculuk yap
vasiyetini yaz
bir gokdelene cık
ucan balon al ucur
sana ait olduğu belli olmayan hesap ac istediğini yaz
bir gün bir kelime sec ve hep onu soyle
her gün bir kelime ezberle
karşı cinsin kıyafetlerini dene
kartvizit koleksiyonu yap
hamakta uyu
tanımadığım birine cicek ver
otobüs terminaline gidip ilk dükkana girip bilet al
radyoda şarkı armağan et
tanımadığın yaşlılarla dertleş
zile basıp kac
düğün arabasından para iste
film bitince alkışla bravo de
rujla aynaya yazı yaz
sevdiğinle yastık savaşı yap
bir koy evine misafir ol
farklı dillerde seni seviyorum oğren





aylinle montessori

rulodan ponpon gecirmece

GÜZ OKUMA ŞENLİĞİ-12-MİLENAYA MEKTUPLAR

Kafka deyince eminim bircok insanın aklına karamsarlık gelir
donüşüm kitabının ingilizce basitleştirimiş şeklini üniversitede iken okumuştuk, evet karamsar bir kitaptı ama bircok sosyal mesaj iceriyordu kitap, beğenmiştim
ama yine de cekindim diğer kitaplarını okumaya bir süre
sonra dava kitabını okudum, ağır giden bir kitaptı, ama yine sosyal eleştiri iceren bir kitaptı
ve farklı bir konu olduğu icin Milenaya mektupları Tüyaptan alıp okudum bir hevesle
nedense cok ağır gitti kitap
beklentilerim de farklıydı sanırım ben daha coşkulu bir aşk bekledim, aslında karamsar kitaplarından aşkının da koyu karanlık gidebileceğini tahmin etmem gerekirdi
Kafka nişanlı, Milena da evli iken gercekleşiyor bu mektuplaşma olayları
tabi doğal olarak vicdan azabı, suclamalar, ozlem, umutlar, beklentiler var bol bol
yine de okumaya değer bir kitap ;)

GÜZ OKUMA ŞENLİĞİ 2,AY ARA KARNEM

zaman ne cabuk geciyor anlamadım goz acıp kapayana dek bir ay daha gecmiş bile
okuldaki yazılılar ve aylinin hastalığı nedeniyle hastanede yatmamız dolayısıyla pek kitap okuyamadım bu ay
bakalım ne yapmışım;
  1. Kategori (10 puan): İsminde sonbahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların güzün geçtiği bir kitap. 
Çiçeklerimi rüzgara verdim-Debbie Macomber-464 syf
2.Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Mutlu olmak isteyen adam- Laurent Gounelle-195 syf

15. Kategori (10 puan):Artık aramızda olmayan bir yazardan bir kitap. 
mai ve siyah-halit ziya uşaklıgil-400 syf

17. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı. 
Seni her şeyin mümkün olduğu bir yere götüreceğim-Laurent Gounelle-320 syf
18.  Kategori (10 puan): 2014 yılında çıkmış bir kitap (Yabancı kitaplar için Türkiye’de ilk baskısını 2014’te yapması da kabulümüzdür).
Aldatmak-Paulu Coelho-275 syf
21.   Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Kurtlarla koşan kadınlar-Clarissa P Estes-560 syf
yaşama yerleşmek-üstün dokmen-208 syf
Kalanlar-Tezer Ozlü-75 syf
Franz kafka-Milenaya mektuplar-189 syf
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 70 puan): İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap. 
Aşkın istilası-Metin Hara-407 syf
Aşkın Gücü-Richard Matheson-280 syf
katrei aşk-celalettin aksu-320 syf

Toplam 12 kitap 12*10=120 puan
toplam 3693 sayfa=36 puan
21 ve 22 kategorileri tamamlandığı icin ekstra 20+40=60 puan
120+36+60= 216 puan