19 Şubat 2014 Çarşamba

bu aralar popüler tartışma devlet okulu mu özel okul mu? bir öğretmen olarak...

    bir öğretmen olarak devlet okullarındaki eksiklik ve olumlu özelliklerin farkındayım, yalnız özel okullarla ilgili çok fazla deneyimim yok.
   şöyle ki, devlet okulunda sınıf mevcutları çok kalabalık, okulumun çevresi sosyo-ekonomik şartları çok kötü olan insanlarla dolu. ailevi problemler had safhada. bu nedenle çocukların psikolojileri genelde bozuk ve bu nedenle çalışma motivasyonları yüksek değil. çoğunun hedefi bile yok geleceğe dair. 9. sınıfa gelip adını yazabilen ama soyadını söyleyemeyen öğrenciler, 21i 3e bölünce 4 kalan bulan öğrenciler, 8 ile 11i toplamak için 5 dakika uğraşan öğrenciler.. bunlar örneklerden birkaçı. demem o ki devlet okullarında olumsuzluklar , eksiklikler öğrenciyi de öğretmeni de eğitim-öğretimden soğutabiliyor.
    ama devlet okullarındaki bu eksiklikler bazen öğrenciyi tam tersi etki ile ders çalışıp sivrilmeye motive edebiliyor. öğrenciler arası her açıdan seviye farkı olmadığı için öğrenciler kendilerini psikolojik yük altında hissetmiyorlar.
bir de genellikle çocuklarını devlet okuluna gönderen ailelerin genel cümlesi: çocuğun okumaya niyeti varsa zaten üniversiteyi kazanır derler.
  bir de devlet okuluna gönderip ekstradan çocuğunu özel ders, dershane ya da özel enstrüman kurslarına gönderen veliler var özel okula göndermek yerine.
       özel okulların teknolojik kaynakları çok sağlamdır. sınıflar tam donanımlıdır genelde. spor odaları, kütüphaneler, konferans salonları, müzik odaları, dil sınıfları, kültürel-sportif gezileri vs vs vs.
sınıf mevcutları daha azdır (okulumda 60-70 kişilik sınıflar olduğunu göz önüne alırsak) bu nedenle öğretmen, öğrencilerle çok daha rahat ilgilenebilir. bu nedenle kişisel farklılıklara verilen önem daha büyüktür.
bunun yanında özel okullarda arkadaş ortamının çok iyi olmadığı, öğrencilerin at yarışında gibi eğitilmeye çalışıldığı, rekabet ortamının öğrenciyi yıprattığı, sırf başarılı olsunlar diye öğrencilere olmadık cezalar verildiği söylenmektedir.
                  ek olarak bir anımı anlatmak istiyorum: üniversitede iken hocamız bize bir ödev vermişti, bir devlet okulu ve bir özel okulun bir ingilizce dersine girip hem kayıt tutup hem gözlem yapacaktık. çorluda önce bir kolejin 4. sınıf ingilizce dersine kabul edilmiştim. sınıfa girdim yabancı bir öğretmen önce dersini işledi. çocuklarda telaffuz harika. sınıfta gürültü yok. disiplin problemi yok, dersin sonunda öğretmen haydi şarkı söyleyelim deyince öğrenciler alkışlarla sevinçlerini belli ettiler, ayağa kalkıp el-kol hareketleriyle ingilizce şarkılarını söyleyip dersi bitirdiler.
      daha sonra yine çorluda bu sefer bir devlet okulunun 6. sınıf ingilizce dersine kabul edildim. öğretmen benim gibi Marmara Üniv. mezunu idi. sınıfa girmemle başıma ağrı girmesi bir oldu. sınıfta bir gürültü, bir curcuna, hocada bir sinir.. genelde öğrencilerin haylazlık yapmaya çalışması ve öğretmenin onları bağırarak susturmaya çalışması ile geçti dersin çoğu, ve tabi seviyeleri de kötü idi.
      o devlet okulundaki öğrenciler mevcudu az, olanakları fazla bir okulda olsa idi belki de onlar da çok iyi ingilizce öğreneceklerdi, kim bilir.
        Özetle, 6 aylık bir bebek annesi ve devlet okulunda ingilizce öğretmeni olarak kişisel görüşüm her ikisinin de artı ve eksileri var. ve ben hala kararsızım kızımı ilerde hangi okula göndereceğim diye.
     siz ne dersiniz? :)




3 yorum:

  1. Bence iyi öğretmen tercih edilmeli, özel okulda olsa devlette olsa mesele öğretmende bitiyor. Burada bende 2006 Marmara mezunumun:)

    YanıtlayınSil
  2. haklısınız okuldan ziyade iyi öğretmen önemli. ama istanbul gibi bir yerde iyi öğretmen araştırmak daha meşakkatli :) ciddi misiniz? keşke tanışabilseydik üniversitedeyken. şimdi nerede yaşıyorsunuz?

    YanıtlayınSil
  3. ahhh aynı görüş ve kararsızlık içerisindeyim:( (ki oğlum daha 23 aylık) Memleketimdeki ilçeler,hatta köylerdeki devlet okulu bile özel okul gibi aslında.Ama İstanbul söz konusuysa kıyaslanamaz.ben de İstanbul'da görev yapıyorum ve zaman geçtikçe oğlum için daha da karamsarlığa düşüyorum :( her ikisi de aklımı çeliyor.bakalım zaman bize neler gösterecek...

    YanıtlayınSil